Foton Nedir? Işığın Parçacığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kısaca: Foton, ışığın ve bütün elektromanyetik ışınımın en küçük enerji paketidir. Kütlesi ve elektrik yükü yoktur, boşlukta ışık hızıyla hareket eder. Bir fotonun enerjisi frekansıyla orantılıdır (E = h · f): Mavi ışığın fotonu kırmızınınkinden, morötesi fotonu da mavininkinden daha enerjilidir. Işığın paketlerden oluştuğunu 1905’te Einstein önerdi; “foton” adını 1926’da Gilbert Lewis verdi.

0 kütle
Foton kütlesizdir ve elektrik yükü taşımaz.
299.792 km/s
Fotonun boşluktaki hızı: ışık hızı
E = h · f
Bir fotonun enerjisi frekansıyla, yani rengiyle orantılı
1905
Einstein ışığın enerji paketlerinden oluştuğunu önerdi.
Elektromanyetik spektrum şeması: Radyo dalgalarından gama ışınlarına kadar dalga boyu kısalırken tek bir fotonun enerjisi artar; görünür ışık dar bir bant olarak büyütülmüş
Dalga boyu kısaldıkça tek bir fotonun enerjisi artar. Görünür ışık, spektrumun çok dar bir dilimi. Özgün şema: Astrafizik.

Foton nedir?

Bir lambayı yaktığınızda odaya dolan ışık, sürekli akan bir sıvı gibi görünür. Ama çok yakından bakılabilseydi, ışığın aslında sayısız küçük enerji paketinden oluştuğu görülürdü. Bu paketlere foton denir. Foton, ışığın bölünemeyen en küçük birimidir: Yarım foton diye bir şey yoktur.

Fotonlar yalnızca gözümüzün gördüğü ışığı oluşturmaz. Radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi ışık, morötesi ışık, X-ışınları ve gama ışınları da fotonlardan oluşur. Hepsi aynı şeyin, yani elektromanyetik ışınımın farklı enerjideki biçimleridir. Aralarındaki tek fark, fotonlarının taşıdığı enerjidir.

Fizikte foton, doğanın dört temel kuvvetinden biri olan elektromanyetik kuvvetin taşıyıcısıdır. Mıknatısların birbirini itmesi, elektriğin akması ve atomların bir arada durması, sonuçta fotonların aracılık ettiği elektromanyetik etkileşimlerdir.

Fotonun özellikleri

  • Kütlesizdir. Fotonun durgun kütlesi sıfırdır. Deneyler, foton kütlesinin var olsa bile bir elektronunkinin milyarda birinin milyarda birinden çok daha küçük olması gerektiğini gösteriyor.
  • Yüksüzdür. Elektrik yükü taşımaz; bu yüzden elektrik ve manyetik alanlar fotonu saptıramaz.
  • Hep ışık hızındadır. Boşlukta saniyede 299.792.458 metre hızla hareket eder; ne hızlanabilir ne yavaşlayabilir. Cam ya da su gibi maddelerin içinde ışık daha yavaş ilerler; bunun sebebi, ışığın maddedeki elektronlarla etkileşmesi ve ortaya çıkan birleşik dalganın daha yavaş yayılmasıdır.
  • Enerjisi frekansına bağlıdır. E = h · f. Burada h Planck sabitidir (6,626 × 10⁻³⁴ joule-saniye), f ise ışığın frekansıdır.
  • Momentumu vardır. Kütlesiz olmasına rağmen foton bir itme taşır: p = h / λ. Işığın çarptığı yüzeye basınç uygulamasının sebebi budur.
  • Bozunmaz. Boşlukta ilerleyen bir foton, bir şeye çarpana kadar milyarlarca yıl yol alabilir. Evrenin en eski ışığı olan kozmik mikrodalga arka plan ışınımının fotonları yaklaşık 13,8 milyar yıldır yolda.

Fotonun enerjisi: Neden morötesi yakar, radyo yakmaz?

Fotonun enerjisi yalnızca dalga boyuna bağlıdır: Dalga boyu kısaldıkça enerji artar. Aşağıdaki tablo, farklı ışınım türlerinden tek bir fotonun taşıdığı enerjiyi gösteriyor. Enerji birimi elektronvolt (eV); bir elektronun 1 voltluk bir pilin kutupları arasında kazandığı enerji.

IşınımDalga boyuBir fotonun enerjisi
Radyo (FM)3 metre0,0000004 eV
Mikrodalga (fırın)12 santimetre0,00001 eV
Kızılötesi (vücut ısısı)10 mikrometre0,12 eV
Görünür ışık: kırmızı700 nanometre1,8 eV
Görünür ışık: mavi450 nanometre2,8 eV
Morötesi (UV-B)300 nanometre4,1 eV
X-ışını0,1 nanometre12.400 eV
Gama ışını0,001 nanometre1.240.000 eV

Bu tablo gündelik hayattan bir soruyu cevaplıyor: Güneşte kalınca derimizi yakan neden morötesi ışık da radyo dalgaları değil? Bir kimyasal bağı koparmak birkaç elektronvolt enerji ister. Tek bir morötesi foton bu enerjiyi taşır ve deri hücrelerindeki DNA’ya zarar verebilir. Radyo fotonları ise milyonlarcası bir araya gelse bile pratikte tek bir bağı koparamaz, çünkü her biri tek başına etkileşir ve her birinin enerjisi çok düşüktür. Güneş kremleri de morötesi fotonları soğurarak ya da yansıtarak çalışır.

Aynı kural X-ışınlarının ve gama ışınlarının neden tehlikeli olduğunu da açıklar: Fotonları atomlardan elektron koparacak kadar enerjilidir. Bu tür ışınıma iyonlaştırıcı ışınım denir.

Işık hem dalga hem parçacık

Işığın doğası yüzyıllarca tartışıldı. Isaac Newton ışığın parçacıklardan oluştuğunu düşünüyordu. 1800’lerin başında Thomas Young’ın çift yarık deneyi ise ışığın iki yarıktan geçince bir dalga gibi girişim deseni oluşturduğunu gösterdi. 19. yüzyılın ikinci yarısında James Clerk Maxwell ışığın bir elektromanyetik dalga olduğunu gösterdiğinde tartışma bitmiş görünüyordu: Işık bir dalgaydı.

Ama dalga kuramının açıklayamadığı bir olay vardı: fotoelektrik etki. Bir metal yüzeye ışık düşürüldüğünde metalden elektronlar kopar. Şaşırtıcı olan, elektronların kopup kopmamasının ışığın parlaklığına değil, rengine bağlı olmasıydı. Çok parlak kırmızı ışık hiç elektron koparamazken, sönük bir morötesi ışık hemen koparabiliyordu.

Einstein 1905’te cevabı buldu: Işık enerji paketlerinden oluşuyorsa, her elektron tek bir paketle etkileşir. Kırmızı ışığın paketleri tek tek zayıftır; ne kadar çok olursa olsun hiçbiri elektronu koparamaz. Morötesi ışığın her paketi ise yeterince güçlüdür. Einstein’a 1921 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandıran, görelilik kuramı değil, bu açıklama oldu.

Bugün ışığın ikisi birden olduğunu biliyoruz. Foton yayılırken dalga gibi davranır, bir şeyle etkileşirken ise bölünmez bir paket gibi. Çift yarık deneyi fotonlar tek tek gönderildiğinde bile yapılabiliyor: Her foton ekranda tek bir nokta bırakıyor, ama binlerce nokta birikince ortaya yine dalgaların girişim deseni çıkıyor. Kuantum fiziğinin bu temel özelliğinin bir başka sonucunu Belirsizlik İlkesi Nedir? yazımızda anlattık.

Fotonun keşif hikâyesi

  • 1900, Max Planck: Sıcak cisimlerin yaydığı ışığı açıklayabilmek için enerjinin yalnızca belirli paketler hâlinde alınıp verildiğini varsaydı. Planck bunu bir hesap hilesi olarak görüyordu.
  • 1905, Albert Einstein: Paketlerin gerçek olduğunu, ışığın kendisinin bu enerji paketlerinden oluştuğunu önerdi ve fotoelektrik etkiyi açıkladı.
  • 1914–1916, Robert Millikan: Einstein’ın fikrine şüpheyle yaklaşıyordu ve onu çürütmek için hassas deneyler yaptı. Sonuçlar Einstein’ın öngörülerini doğruladı.
  • 1923, Arthur Compton: X-ışınlarının elektronlara çarpınca bilardo topları gibi saçıldığını, yani bir momentum taşıdığını gösterdi. Bu, ışığın parçacık yönünün en güçlü kanıtı oldu.
  • 1926, Gilbert Lewis: Amerikalı kimyager, Nature dergisine yazdığı bir mektupta bu ışık paketleri için “foton” adını kullandı. Lewis’in foton hakkındaki kuramı tutmadı ama verdiği ad kaldı.

Fotonlar ve astronomi

Astronomi, neredeyse tamamen foton toplama bilimidir. Bir teleskop, uzak bir gök cisminden gelen fotonları büyük bir ayna ya da mercekle toplayıp bir dedektöre yönlendiren bir “foton kovası”dır. Gökbilimciler bu fotonların sayısından cismin parlaklığını, enerjilerinden sıcaklığını ve bileşimini çıkarır. Her elementin kendine özgü enerjilerde foton yaydığını ve bunun bir parmak izi gibi kullanıldığını Emisyon Çizgileri yazımızda anlattık.

Güneş’ten çıkan bir fotonun yolculuğu

Güneş’in merkezindeki füzyonda doğan enerji, dışarı çıkmak için yüz binlerce kilometre kalınlığındaki yoğun gazı aşmak zorundadır. Orada ışık düz bir çizgide ilerleyemez: Sürekli soğurulur, yeniden yayılır ve rastgele yönlere savrulur. Bir hesaplamaya göre enerjinin bu katmanları aşıp yüzeye ulaşması yaklaşık 170.000 yıl sürer.

Yüzeyden çıkan foton ise Dünya’ya yalnızca 8 dakika 20 saniyede ulaşır.

Bugün yüzünüzü ısıtan enerji, taş devrinde yola çıktı.

Evrendeki en eski fotonlar da hâlâ bizimle. Büyük Patlama’dan yaklaşık 380.000 yıl sonra evren saydamlaştığında serbest kalan fotonlar, evrenin genişlemesiyle uzayarak mikrodalgaya dönüştü. Bu kozmik mikrodalga arka plan ışınımı bugün evrenin her yerini dolduruyor: Bulunduğunuz yerdeki her santimetreküp uzayda bu eski fotonlardan yaklaşık 400 tane var.

Fotonları kullanan teknolojiler

  • Güneş panelleri: Silisyumdaki bir elektronu serbest bırakmak için yaklaşık 1,1 eV gerekir. Bu enerjiyi taşıyan her foton bir elektron koparır ve elektrik akımı oluşur. Bu, Einstein’ın açıkladığı fotoelektrik etkinin yakın bir akrabasıdır.
  • Fiber optik internet: Bilgiler, cam liflerin içinde ilerleyen kızılötesi foton darbeleriyle taşınır.
  • Güneş yelkenleri: Fotonların momentumu çok küçüktür ama sürekli itme uygular. Japonya’nın IKAROS sondası 2010’da yalnızca Güneş ışığının basıncıyla gezegenler arası uzayda ilerleyen ilk uzay aracı oldu.
  • Kuantum şifreleme: Tek tek fotonların kuantum özellikleri, gizlice dinlenmeye çalışıldığında fark edilebilen iletişim kanalları kurmak için kullanılıyor.

Gözünüz tek bir fotonu fark edebilir

İnsan gözü inanılmaz derecede hassas bir foton dedektörüdür. 2016’da Viyana’da yapılan bir deneyde, karanlığa alışmış gözlere tek tek foton gönderildi. Katılımcılar fotonun gelip gelmediğini, şanstan küçük ama istatistiksel olarak anlamlı bir farkla doğru tahmin etti. Yani gözümüz, en azından bazen, tek bir fotonu algılayabiliyor.

Sık sorulan sorular

Foton nedir?

Foton, ışığın ve bütün elektromanyetik ışınımın en küçük enerji paketidir. Radyo dalgalarından görünür ışığa, X-ışınlarından gama ışınlarına kadar hepsi fotonlardan oluşur. Foton kütlesizdir, elektrik yükü yoktur ve boşlukta ışık hızıyla, saniyede yaklaşık 300.000 km hızla hareket eder.

Fotonun kütlesi var mı?

Hayır, fotonun durgun kütlesi sıfırdır. Deneyler, fotonun bir kütlesi olsa bile bunun ölçülemeyecek kadar küçük olduğunu gösteriyor. Ama fotonun enerjisi ve momentumu vardır. Bu yüzden ışık, çarptığı yüzeye çok küçük bir basınç uygular; güneş yelkenleri bu basınçla ilerler.

Fotonun enerjisi neye bağlıdır?

Fotonun enerjisi yalnızca frekansına, yani dalga boyuna bağlıdır: E = h · f. Frekans arttıkça (dalga boyu kısaldıkça) enerji artar. Bu yüzden bir morötesi foton bir kırmızı fotondan, bir X-ışını fotonu da morötesi fotondan çok daha enerjilidir.

Fotonu kim buldu?

Işığın enerji paketlerinden oluştuğunu 1905’te Albert Einstein önerdi; 1900’de Max Planck enerjinin paketler hâlinde alınıp verildiğini varsaymıştı. Fikri 1914–1916’da Robert Millikan’ın ve 1923’te Arthur Compton’ın deneyleri doğruladı. “Foton” adını ise 1926’da kimyager Gilbert Lewis verdi.

Foton dalga mı, parçacık mı?

İkisi de. Foton yayılırken dalga gibi davranır: Kırınıma ve girişime uğrar. Bir şeyle etkileşirken ise tek bir noktada, bölünmez bir paket olarak enerjisini bırakır. Çift yarık deneyi fotonlar tek tek gönderildiğinde bile girişim deseni oluşturur. Bu ikili doğa kuantum fiziğinin temelidir.

Foton ile elektron arasındaki fark nedir?

Elektronun kütlesi ve eksi elektrik yükü vardır, maddenin yapı taşıdır ve ışıktan yavaş hareket eder. Fotonun ise kütlesi ve yükü yoktur, ışık hızında hareket eder ve elektromanyetik kuvveti taşır. Elektronlar atomda enerji düzeyi değiştirdiğinde foton yayar ya da soğurur.

Karanlık foton nedir?

Karanlık foton, karanlık maddeyle ilgili kuramlarda öne sürülen varsayımsal bir parçacıktır ve henüz gözlenmemiştir. Sıradan fotonun “karanlık sektördeki” bir kuzeni gibi düşünülür. Ayrıntılar için Karanlık Foton Nedir? yazımıza bakabilirsiniz.

Kaynaklar

Bunlar da ilginizi çekebilir


Astrafizik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir Cevap Yazın

Popüler

İlgili Yazılar

Fonon-manyetik Etkileşim: Dev Dalgalanmaların Sırrını Çözmek

Fonon-manyetik EtkileşimFonon-manyetik etkileşim, elektronların spinlerinin titreşen kristal ızgaralarla nasıl etkileşime girdiğini açıklayan bir fiziksel fenomendir. Bu etkileşim, malzemelerin manyetik ve termal özelliklerini belirleyen önemli...

Kuantum Sıçraması: Yakın Bakış

Kuantum Sıçraması ve Kuantum Mekaniğindeki RolüKuantum sıçraması, kuantum mekaniğinde atomlar ve moleküllerde meydana gelen ani ve belirgin enerji seviyesi değişikliklerini ifade eder. Kuantum mekaniği,...

Casimir Etkisi: Hiçlik Kuvveti

Kısaca: Casimir etkisi, vakumda birbirine çok yakın yerleştirilmiş iki yüksüz, iletken levhanın birbirini çekmesidir. 1948'de Hollandalı fizikçi Hendrik Casimir tarafından öngörüldü. Kuantum alan kuramına...

Kuantum Fizikçileri Zamanı Tersine Çevirdi

Kuantum Fizikçileri Zamanı Nasıl Tersine Çevirdilerİki ekip fotonların sanki zaman aynı anda iki yönde akıyormuş gibi davranmasını sağladı. Deneyler, kuantum cihazlarının performansını potansiyel olarak...