Devrim Yaratacak Teknoloji Geliştirildi. Uzaydan Enerji Işınlama

Öne Çıkan İçerikler

Uzay tabanlı güneş enerjisi gerçekten işe yarayabilir, deneyler bunu gösteriyor

Avrupa havacılık ve uzay devi Airbus yeni bir deneyle güneş enerjisinin uzaydan nasıl ışınlanabileceğini gösterdi. Enerji ışınlama böylece bir adım öteye taşınabilir.

Şimdiye kadar kablosuz iletim sistemi sadece 100 feet’in (30 metre) biraz üzerinde bir mesafeyi aşabilmiş olsa da mühendisler önümüzdeki on yıl içinde menzili uzaya kadar arttırabileceklerinden eminler.

Eylül ayında Airbus’ın Almanya’daki X-Works İnovasyon Fabrikasında gerçekleştirilen gösteride, elektrik enerjisi fotovoltaik bir panelden mikrodalgalar şeklinde yaklaşık 118 feet (36 m) uzaklıktaki bir alıcıya iletildi. Işınlanan enerji bir şehir modelini aydınlattı ve bir hidrojen jeneratörüne ve bir buzdolabına güç verdi.

Yeni deney sadece küçük bir adımdı, ancak büyük şeylere yol açabilir.

Airbus thinks it could have first space-based solar power demonstrators ready in the 2030s. (Image credit: Airbus)

Her ne kadar 118 feet’ten Dünya’nın yörüngesine gitmek uzun bir yol gibi görünse de Airbus mühendisleri “ilk çalışan Güç Işınlama prototiplerinin 2030’ların başında kullanılabileceğine” inanıyor.

Airbus araştırma projesi lideri Yoann Thueux yaptığı açıklamada, “Gelecekteki uzay tabanlı bir güneş enerjisi sisteminin temel yapı taşlarını ilk kez küçük ölçekte başarıyla test ettiğimize göre, artık enerji ışınlama teknolojisini bir üst seviyeye taşımaya hazırız” dedi.

Airbus uzayı hedeflemeden önce muhtemelen ilk olarak bir hava platformundan güneş enerjisini ışınlamayı deneyecek. Şirkete göre nihayetinde, uzayda toplanan ve uçaklara ışınlanan güneş enerjisi havacılıkta devrim yaratabilir. Havadaki uçaklar aynı zamanda Dünya’da ihtiyaç duyulabilecek başka her yere gücü ileten mobil istasyonlar olarak da hizmet verebilir.

Airbus’ın yenilikçi teknolojiler geliştiren Blue Sky departmanında üst düzey bir yönetici olan Jean-Dominique Coste yaptığı açıklamada, “Bu aslında menzili uzatma, ağırlığı azaltma ve aynı zamanda gücü başka yerlere aktarma, enerjiyi veri gibi yönetme potansiyeli ile uçaklar için bir devrim olabilir” dedi.

Uzay tabanlı güneş enerjisi aynı zamanda dünyanın fosil yakıtlardan kurtulmasına yardımcı olabilir ve uluslararası iklim bilimi topluluğunun çağrıları doğrultusunda sıfır karbonlu bir geleceğe katkıda bulunabilir. Bilim insanları, gezegenin ortalama 1,5 santigrat dereceden (2,7 Fahrenheit) fazla ısınmasını önlemek için küresel ekonominin 2050 yılına kadar tamamen karbonsuzlaştırılması gerektiğine inanıyor. Ancak Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliğine ilişkin son raporuna göre bu hedefe hala ulaşılabilmiş değil.

Coste, “Güç ışınlama teknolojileri gökyüzünde yeni enerji ışınlama ağlarının oluşturulmasını sağlayabilir ve enerji sorununun çözülmesine yardımcı olabilir” dedi. “Ülkelerin enerjilerini ihtiyaç duyulan yerlerde bağımsız olarak tamamen kontrol etmelerini ve dağıtmalarını sağlayacaktır.”

Güneş enerjisinden enerji üretimi, bulutların ve gece-gündüz döngüsünün maksimum aydınlatmaya ulaşmayı engellediği Dünya yüzeyine kıyasla uzayda çok daha verimlidir. Aslında güneş radyasyonu, ışınların önünde hiçbir hava engelinin bulunmadığı uzayda %50 daha yoğundur. Ancak bu teknolojinin dezavantajları da yok değil.

Thueux, “Eğer uydular güneş ışığını toplayacak olsaydı, bir nükleer enerji santraliyle aynı güç seviyesine ulaşmak için yaklaşık 2 kilometre [1,2 mil] genişliğinde olmaları gerekirdi” dedi.

Ve şimdiye kadar uzayda bu büyüklükte hiçbir şey uçmadı. Şimdiye kadar yörüngeye yerleştirilmiş en büyük uzay aracı, yaklaşık bir futbol sahası büyüklüğündeki Uluslararası Uzay İstasyonu’dur.

Coste, toplanan güneş enerjisini taşıyan mikrodalga ışınlarının teknolojinin yanı sıra canlılara da “zarar vermeyecek şekilde tasarlanabileceğini” söyledi. Coste’a göre bu sistemin bir diğer avantajı da, herhangi bir yer tabanlı altyapıya ihtiyaç duymaksızın tüm dünyaya güç dağıtabilmesi.

Coste, “Örneğin elektriği Dünya’ya dağıtmak için karmaşık ve maliyetli zemin altyapısına, enerji santrallerine, boru hatlarına veya kablolara gerek yok” dedi. “Bu da enerji ışınlamasıyla yapılabilir.”

Airbus’a göre sistem, nükleer enerji santralleri ya da büyük ölçekli güneş ya da rüzgâr çiftlikleri gibi geleneksel yer tabanlı enerji üretim altyapısından daha pahalı olmayacak.

Yakın zamana kadar bilim kurgunun alanı olarak görülen uzay tabanlı güneş enerjisi, dünyanın önde gelen uzay ajanslarının önümüzdeki on yıl içinde ilk uzay tabanlı enerji toplama cihazlarının uçmasına yol açabilecek geliştirme projeleri ve fizibilite çalışmaları başlatmasıyla son zamanlarda daha fazla önem kazanıyor.

Uzay ajansları, uzay tabanlı güneş enerjisi vizyonlarını gerçeğe dönüştürmek için robotik ve yörüngede üretim de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda ilerlemelere ihtiyaç duyulacağını kabul ediyor.

Kaynak: https://www.space.com/airbus-space-solar-power-test

Bu yazı Astrafizik.com tarafından Türkçeye aktarılmış olup yazının aslı space.com sitesine aittir, orijinaline mümkün olduğunca sadık kalmak koşuluyla dilimize çevirilmis olsa da editoryal tarafından katkılarda bulunulmuştur. Bu sebeple Astrafizik.com içerik izinlerine tabidir. Astrafizik.com referans gösterilmek koşuluyla 3. tarafların kullanımına izin verilmiştir.

Daha Fazla

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Popüler İçerik