Güneş Kıyameti

0

On altıncı yüzyılın en büyük kahini Nostradamus olmasak da, bilimin ışığını takip ederek karanlık geleceği az da olsa aydınlatmak mümkün. Dünya 2020 yılından bu yana felaket ve yıkımlara alışmaya çalışırken, güneşten dünyaya gelecek olan güneş fırtınası için bilim insanlarına göre tarih 2025.

Bilim adamları tarafından yapılan kapsamlı bir araştırmaya göre 2025 yılında Güneşten Dünya’ya çok şiddetli fırtınalara gelecek. Hatta bilim insanları bu fırtına için yıl tahmini ile kalmayıp ay bilgisi de veriyorlar. O ay da Temmuz. Yani o yıl için temmuz ayında tatil planları iptal.

Araştırma sonucunda hazırlanan rapora göre bilim insanları yüz yılda bir meydana gelme ihtimali olan ‘’uzay hava olayları’’ kapsamında bu durumu açıklıyor ve gelecek fırtınanın görülmemiş bir şiddette olacağı üzerinde duruyorlar.

Zaten ne nesilmişiz arkadaş, sezon finaline denk geldik. Neyse bilim insanları güneşten gelecek olan bu fırtınayı aynı zamanda ‘’internetin kıyameti’’ olarak da yorumluyorlar.

Geçmişteki Benzer Felaketler

Bundan yaklaşık 100 yıl önce, dünyayı bu denli etkileyecek iki farklı olay gerçekleşti. Bunlardan ilki, hayatımıza pandeminin girmesi ile kendini hatırlatan ve dünyada birçok insanın ölümüne yol açan İspanyol Gribi. Bu olayın etkileri 3 yıl kadar sürse de dünya tarihine büyük salgın statüsünde girmeyi başardı.

Diğer bir olay da, İspanyol gribine nispeten daha az dünyayı etkileyen bir fırtına. Bu fırtına 1921 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşip sadece 3 gün süren bir fırtına. Bu fırtına sonucunda başta ABD olmak üzere dünyanın birçok noktasında yangınlar meydana geldi.

Üç gün sürmüş olsa da dünyada etkisi Hindistan, ABD, İngiltere, Yeni Zelanda gibi birçok ülkede görülmüş hatta o anda tüm elektrikli makineler durmuştu. Zaten o dönemlerde hem elektrikli makineler hem de telli iletişim sistemleri yeni sayılırdı. Kimse ne olduğuna bir anlam verememişti.

New York’tan Gelen İlginç Rapor

Bu olaylar yaşanırken New York’tan çok ilginç bir rapor herkesi şaşkına düşürdü. Olaylar yaşandığı anda New York semalarında ‘’Aurora Burealis (Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan doğal ışımalar)’’ görüldüğü rapor ediliyordu. Üstelik o kadar parlaktı ki, kentin yaşayanları Avrupa’dan gelen bir zeplinin Manhattan’daki Hazine Binasını bombalayacağını bile zannettiler.

Bu görülen Aurora Borealis her ne kadar kutuplara yakın yerlerde görülen doğal bir hava olayı olsa da ilk kez bu coğrafyalar üzerinde görülmesi paniğe yol açmıştı.

Güneş Fırtınası

Bilimsel olarak güneşten gelen yüklü parçacıkların dünyanın manyetik çekimine girmesi ile oluşan ışımalar olarak adlandırılması olarak bilinmiyordu elbette. Güneşin üzerinde gördüğümüz bizim tabirimizle ‘’lekeler’’ dediğimiz kısımlarda ‘’güneş püskürmeleri’’, bunun ardından da daha etkili olan ‘’taçküre kütle atımı’’ olayları gerçekleşmekte.

Özetle güneş barındırdığı yüklü plazmaları uzay boşluğuna büyük bir güçle fırlatıyor da denebilir. Güneşin bu aktiviteleri, bazı dönemlerde dünyamızın tarafına eksenle gerçekleştiğinde dünyamızın manyetik çekim alanı, fırlatılan bu plazmaları kendine çekiyor.

Meydana gelen güneş fırtınası, yani genel kapsamda güneş aktiviteleri bazen artıyor, bazen azalıyor. Hatta bilim adamları güneş aktivitelerini en artış gösterdiği olaya ‘’solar maximum’’ adını vermektedirler. Güneş bu maximum seviyeye ise 11 yılda bir ulaşmaktadır.

1700’lü yıllardan beri güneşin bu aktiviteleri kayıt altına alınmaktadır. O dönemden bu yana tam 24 adet güneş döngüsü olayı kayıt edilmiştir. Bu güneş döngüsü içerisinde meydana gelen güneş fırtınası oranı da 88 yılda bir olarak tespit edilmiştir.

Tarihteki En Güçlü Güneş Fırtınası Olayı

Ortalama yüz yılda bir meydana gelen güneş fırtınası kayıtlarında en büyük olayı 1859 yılında yaşanan ve tarihin sayfalarına ‘’Carrington Olayı’’ olarak not edilen olaydır.

Bu olay meydana geldiğinde meydana gelen Auroraların bırakın yalnızca kutuplarda görülmesini, dünyanın hemen hemen her yerinde görülen ışımalar meydana gelmiştir. Hatta Küba gibi ekvatora çok yakın olan bir ülkeden bile görülmüştür. Ki bilime göre imkânsız bir şeydir

Geriye dönük bakıldığında son iki ‘’88 yıllık’’ fırtına raporları tarihte en büyük görülen güneş fırtınası raporu halindedir. Ancak o dönemde olan güneş fırtınaları ile 2025 yılında olası güneş fırtınası arasında çok önemli ve belirgin bir fark var ki;  o da Teknoloji.

Kayıpsal Etkisi

Tarihte kaydedilen ve bundan 150 yıl önce meydana gelen bu güneş fırtınalarının o günün şartlarındaki etkisi belki o zamanlarda çok görülse de bugünler ile kıyaslanamaz bile.

Elektrikli ve kablolu sistemlerin bile yeni yeni kullanıldığı dönemlerde yıkım ve meydana gelen yıkımların onarımları mümkün ve hızlı yapılabiliyordu.

Teknolojinin ve internetin en yaygın şekilde kullanıldığı son 30 yılda hayatımızın her şeyi, her anı bu teknolojiye bağlı devam etmektedir. Ve bu 30 yılda hiç güneş fırtınası olmadı.  Bir başka anlatımla; modern teknoloji güçlü bir güneş fırtınası ile hiç karşılaşmadı.

Tarihsel sürece göre 25.döngünün içerisindeyiz. Bilim adamlarına göre ise güneş kuvvetli kütle atımları için gerek gücü toplamayı başardı. Yapılan araştırmalara göre ise yukarıda bahsettiğimiz ‘’solar maximum’’ yani en güçlü atımların olacağı tarih ise 2025 Temmuz olarak ön görülüyor.

Bizi Ne Bekliyor?

Normal iklimsel bir fırtına olduğunda dünyamızda olacak değişiklik ve etkileri az çok herkes tarafından bilinen bir şey. Bölgesel olarak çok olsa elektrik kesintileri yaşanır, kısmı olarak zararlar meydana gelir.

Ancak olası bir güneş fırtınası durumunda ise bırakın bölgesel elektrik kesintilerini, ülkesel kesintiler, zarar görmeler olabilir. Ancak net olarak ne olacağına dair bilgi kimsenin malumu değil.

Peki böylesi bir durumda internetin kıyameti gerçekleşirse ne olur? Kıyameti olsun ya da olmasın internet geçmişinde dünya üzerinde kayıt edilmiş uzun süreli bir erişim sorunu ya da kesinti görülmemiştir. İnternetin kesilmesi ve olmayışı işlevsel olarak dünyayı felç edebilir.

Tüm bu işlevsel kaybın yanı sıra ekonomik kaybı da oldukça fazla olacaktır. Örneğin; sadece bir hafta internetin ülkemizde olmadığını varsayarsak o hafta için ülkenin ekonomik zararı 1 milyar doların üzerinde olur. Bu sadece Türkiye için yapılan bir araştırma. Dünyadaki bu kayıp ise araştırmacılar tarafında yarım trilyon dolara yakın rakamlarla ifade ediliyor.

Bilim adamlar güneş fırtınası olaylarının çağlar öncesinde bile görüldüğünü belirtiyorlar. Ancak modern teknoloji böyle bir şeyle hiç karşılaşmadı. Dünya veri tabanlarının, internetteki tüm bilgilerin, ülkelerin otomasyon sistemlerinin, teknolojik arşivlerin, uyduların, modern teknoloji istasyonlarının kısacası internete bağlı olan her şeyin yok olduğunu bir düşünsenize?

Kimse bu sorunun cevabını tam olarak kestiremiyor. Prodcast programcısı  Barış Özcan’da güneş fırtınası ile ilgili yaptığı içeriğinde bu olaya detaylı bir anlatım getirmiş. Ancak soru da cevap da bilim insanlarında.

Şimdi yazımıza ilk başladığımız yere dönelim. Bundan 100 yıl önce iki büyük olay meydana geldi demiştik. Bunlardan biri İspanyol gribi diğeri ise onun hemen ardından güneş fırtınası idi. Şimdi 100 yıl sonra İspanyol gribi yerine Koronavirüs ortaya çıktı, sizce sıradaki güneş fırtınası değil de nedir?

Barış Özcan’ın Videosu

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın Cevabı iptal et

Exit mobile version