Evrenin Ötesinde Bir Şey Var Mı?

İnsanlığın temelde zamanın başlangıcından beri sorduğu, muhtemelen sorabileceğiniz en zorlayıcı sorulardan biri: Bilinen sınırların ötesinde ne var? Bu sorunun nihai versiyonu, evrenin sınırlarının dışında ne yatıyor ? Cevap… oldukça, karmaşık.  Evrenin dışında ne olduğu sorusuna cevap vermek için, önce “evren” ile ne demek istediğimizi tam olarak tanımlamamız gerekir. Kelimenin tam anlamıyla, tüm uzay ve zamanda var olabilecek her şeyi kast ediyorsanız eğer, o zaman evrenin dışında hiçbir şey olamaz diyorsunuzdur. 

Eğer evrenin sınırlı bir boyuta sahip olduğunu hayal etseniz ve bu hacmin dışında bir şey hayal etseniz bile, o zaman dışarıdaki her şeyin de yine evrene dahil edilmesi gerekmektedir. Yani eğer evrenin dışında bir şey varsa mantık olarak o da evrenimizin bir parçasıdır, diyebiliriz. Evren, biçimsiz, şekilsiz, kesinlikle hiçbir şey içermeyen isimsiz bir boşluk olsa bile, bu yine de bir şeydir ve “her şey” listesinde yer alır ve bu nedenle, tanımı gereği, yine evrenin bir parçasıdır.

Evren sonsuz büyüklükte ise, bu bilmece hakkında gerçekten endişelenmenize gerek yok. Evren, var olan her şey olduğu için, sonsuz derecede büyüktür ve üstünlüğü yoktur, bu yüzden hakkında konuşulacak bir dışarısı bile yoktur diyerek konuyu kapatabilriz. Ancak elbette, evrenin gözlemlenebilir alanının bir sınırı var. Kozmos çok eski ve ışık çok ama çok hızlı yayılıyor. Yani, evrenin tarihinde her bir galaksiden henüz ışık almadık. Gözlemlenebilir evrenin şu anki genişliği yaklaşık 90 milyar ışık yılıdır. Ve tahminen, bu sınırın ötesinde, bir grup başka rastgele yıldız ve galaksi var. Eğrilik Durumu Kozmologlar, “evren sonsuz büyüklükte mi yoksa aşırı derecede büyük mü?” sorusunun cevaplarından şimdilik emin değiller. 

Gökbilimciler evreni ölçmek için farklı bir metod olarak Hubble Sabiti yerine evrenin eğriliğine de bakıyorlar. Evrenin geniş ölçeklerindeki geometrik eğri, bize onun genel şeklini anlatır. Evren geometrik olarak tamamen düz ise, o zaman sonsuz olabilir. Dünya’nın yüzeyi gibi kavisliyse , sonlu bir hacme sahiptir, denebilir. Evrenin eğriliğine ilişkin mevcut gözlemler ve ölçümler, evrenin neredeyse tamamen düz olduğunu göstermektedir. Bunun, evrenin sonsuz olduğu anlamına geldiğini düşünebilirsiniz. Ama o kadar basit değil. Düz bir evren durumunda bile, kozmosun sonsuz büyüklükte olması gerekmez. Örneğin, bir silindirin yüzeyini ele alalım. Geometrik olarak düzdür, çünkü yüzeyde çizilen paralel çizgiler paralel kalır (bu “düzlüğün” tanımlarından biridir) ve yine de sonlu bir boyuta sahiptir. Aynı şey evren için de geçerli olabilir: Tamamen düz olabilir ama kendi içine kapanabilir. Ancak evren sonlu olsa bile, bu ille de bir kenar veya bir dış alanın olduğu anlamına gelmez. 

Üç boyutlu evrenimiz daha büyük, çok boyutlu bir yapıya gömülmüş olabilir. Bu fikir gayet iyi ve gerçekten de bazı yeni egzotik fizik modellerinden bazılarının bir parçası. Ancak şu anda bunu test etmenin bir yolu yok ve bu durum kozmosun günlük işlemlerini etkilemiyor. Bir Perspektif Meselesi Evreni hayal ettiğinizde, yıldızlar , galaksiler ve her türden ilginç astrofiziksel nesnelerle dolu dev bir top olduğunu düşünebilirsiniz. Bir astronotun yukarıdaki sakin bir yörüngeden Dünya’ya bakması gibi, dışarıdan nasıl göründüğünü hayal edebilirsiniz.  Ancak evrenin var olabilmesi için bu dış perspektife ihtiyacı yoktur. Evren basitçe öyledir. 

Üç boyutlu bir evreni, o evrene bir dışardan bakışa ihtiyaç duymadan tanımlamak, matematiksel olarak tamamen tutarlıdır. Evreni hiçliğin ortasında yüzen bir top olarak hayal ettiğinizde, kendinize matematiğin gerektirmediği zihinsel bir numara oynuyorsunuz. Kabul edilirse, dışında hiçbir şeyi olmayan sonlu bir evrenin olması imkansız gibi görünüyor. Ve boş bir boşluk anlamında “hiçbir şey” bile değil – tamamen ve tamamen matematiksel olarak tanımlanmamış bir evren. Aslında, “Evrenin dışında ne var?” “Mor renk nasıl ses çıkarır?” gibi bir soru sormayla eşdeğerdir. Bu saçma bir soru, çünkü iki alakasız kavramı birleştirmeye çalışıyorsunuzdur. Evrenimizin gerçekten de “dışı” olması çok iyi olabilir. Ama yine de, durumun böyle olması gerekmemekte. Matematikte bir dış bir evreni gerektiren her hangi bir zorunluluk yok. Tüm bunlar karmaşık ve kafa karıştırıcı geliyorsa endişelenmeyin. Sofistike matematiği geliştirmenin tüm amacı, bize hayal edebileceğimizin ötesinde kavramlarla başa çıkma yeteneği veren araçlara sahip olmaktır. Ve bu, modern kozmolojinin güçlerinden biridir.

Bu yazı astrafizik.com tarafından Türkçeye aktarılmış olup yazının aslı Space.com sitesine aittir, orijinaline mümkün olduğunca sadık kalmak koşuluyla dilimize çevirilmis olsa da editoryal tarafından katkıda bulunulmuştur. Bu sebeple Astraphysic.com içerik izinlerine tabidir. astrafizik.com referans gösterilmek koşuluyla kullanıma izin verilmiştir.

Kaynak:https://www.space.com/whats-beyond-universe-edge

Çeviri: Sinan YAVUZ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Makaleler

More from author

Dünya Dışı Yaşam Macerası 3. Bölüm

Serimizin birinci ya da ikinci yazılarını eğer okumadıysanız okumanızı tavsiye ederiz. İkinci yazımızda sizlerle Dünya dışı canlılardan, şu ana kadar Dünya dışında amip boyutunda...

Dünya Dışı Yaşam Macerası 2. Bölüm

Serinin ilk yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Bir önceki yazımızda kısaca Dünya'mızın, Güneş sistemimizin ve hatta galaksimizin sınırlı bir ömrü olduğundan ve bu sebeple insanlığın ebediyyen...

Dünya Dışı Yaşam Macerası 1. Bölüm

Değerli okuyucular yaklaşık 3 yazıdan oluşak bu yazı dizisinde insanlığın Dünya dışı kolonileşme serüveni, Dünya dışı yaşam, uzaylı kavramının irdelenmesi ve son yazıda da...