Alternatif Big Bang Teorileri ve Kabul Görmeme Sebepleri (1)

Başlangıç

İlk olarak yaklaşık bir asır önce geliştirilen Big Bang teorisi, kozmosun tarihi için hayatta kalan tek açıklama olarak bilinir ve temelleri de oldukça sağlam bir teoridir. Mevcut tüm kanıtlara uyuşur: evrenin genişlemesi , hafif elementlerin oluşumu, kozmik mikrodalga arka planının varlığı, kozmik ağın evrimi ve daha fazlası…

Özetle, evren, kabaca 13,8 milyar yıl içinde şişen, daha büyük ve daha soğuk hale gelen aşırı sıcak ve yoğun bir nokta olarak başladı. Ancak kozmik bir omlet yapmak için birkaç yumurta kırmanız gerekir. Ve on yıllar boyunca, Big Bang teorisi oldukça zorlu bazı rakipler ile karşı karşıya kaldı. Bu alternatifleri ve neden işe yaramadıklarına gelin şimdi birlikte bakalım.

Sonsuz Evren 

Big Bang teorisi geliştirilmeden önce, bilim adamları arasındaki hakim fikir birliği, evrenin sabit ve mutlak olduğu, her şeyin olduğu gibi olduğu yönünde idi ve evren mutlaktı yani her zaman var idi ve her zaman var olacaktı. Elbette, dini bir inancınız varsa, uzak geçmişte bir noktada bir yaratılış olayı olmuş olabilir, ancak bu yaratılış, hemen hemen şimdiki gibi görünen ve hareket eden bir evren şeklinde idi.

Elbette, ara sıra yıldızlar patladı ve rastgele bir kuyruklu yıldız ortaya çıktı, ama genel olarak, evren basitçe sabit ve mutlak idi. En azından büyük ölçeklerde sonsuza kadar değişmeden kalan büyük bir kozmik bir portre idi.

Bütün bunlar, astronom Edwin Hubble‘ın evrenin genişlemesini keşfedene kadar tutarlı ve makul görülmekteydi hatta Newton Fiziği bile bu kurallara karşı gelmemekteydi. Ancak Hubble ile birlikte bu yeni keşif, sonsuz bir evren fikrine anında bir diss attı, çünkü genişleyen bir kozmosta, evren açıkça geçmişte şimdiki zamandan farklıdır ve gelecek daha da farklı olacaktır. Zira Genişleyen Evren Modeliyle birlikte kanıtlar dinamik, gelişen bir evrende yaşadığımızı göstermekte.

Bir sanatçının Big Bang tasviri. (İmaj kredisi: Getty Images aracılığıyla Mark Garlick/Science Photo Library)

Denge Durumu 

Evrenin genişlediğinin farkına varılmasına rağmen, birçok gökbilimci hala Büyük Patlama kavramına karşı dirençliydi. 20. yüzyılın başlarındaki en büyük rakip, ilk olarak astronom Fred Hoyle tarafından önerilen, sabit durum modeli adı verilen bir teoriydi.

Kararlı hal modelinde, evren her zaman genişler, ancak boşlukta onun yerini alacak yeni bir madde her zaman ortaya çıkar. Dolayısıyla, bu teoriye göre, kozmos büyür, ancak yoğunluk aynı kalır, böylece ebedi evren fikrinin genel temalarını kurtarır. Başka bir deyişle, durağan durum modelinde evren dinamiktir, ancak uzun zaman dilimlerinde hala değişmez. İlginç bir şekilde Einstein’ın da Kozmolojik Sabit adını verdiği ve ilerleyen yıllarda ise “Hayatımın en büyük hatası” dediği teori de bu bakış açısını destekler nitelikteydi.

Durağan durum, iki ana gözlemle birlikte durma noktasına geldi: kuasarlar ve kozmik mikrodalga arka plan ışıması (CMB). Kuasarlar, yalnızca uzak evrende bulunan yoğun parlak radyo emisyon kaynaklarıdır ve SPK, bizi her taraftan çevreleyen bir radyasyon kaynağıdır. Büyük Patlama resminde bunları açıklamak kolaydır: Işık, kozmik tarihin daha önceki bir çağından, her şeyin farklı olduğu zamanlardan gelir. Ancak sabit durum modelinde, erken evren modern evren gibi görünmelidir.

Devamı Gelecek…

Bu yazı Astrafizik.com tarafından Türkçeye aktarılmış olup yazının aslı space.com sitesine aittir, orijinaline mümkün olduğunca sadık kalmak koşuluyla dilimize çevirilmis olsa da editoryal tarafından katkıda bulunulmuştur. Bu sebeple Astrafizik.com içerik izinlerine tabidir. Astrafizik.com referans gösterilmek koşuluyla kullanıma izin verilmiştir.

Kaynak: https://www.space.com/big-bang-failed-alternative-theories

Çeviri: Sinan YAVUZ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Makaleler

More from author

Dünya Dışı Yaşam Macerası 3. Bölüm

Serimizin birinci ya da ikinci yazılarını eğer okumadıysanız okumanızı tavsiye ederiz. İkinci yazımızda sizlerle Dünya dışı canlılardan, şu ana kadar Dünya dışında amip boyutunda...

Dünya Dışı Yaşam Macerası 2. Bölüm

Serinin ilk yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Bir önceki yazımızda kısaca Dünya'mızın, Güneş sistemimizin ve hatta galaksimizin sınırlı bir ömrü olduğundan ve bu sebeple insanlığın ebediyyen...

Dünya Dışı Yaşam Macerası 1. Bölüm

Değerli okuyucular yaklaşık 3 yazıdan oluşak bu yazı dizisinde insanlığın Dünya dışı kolonileşme serüveni, Dünya dışı yaşam, uzaylı kavramının irdelenmesi ve son yazıda da...