Zaman Nedir?

Zaman Nedir?

Zaman, genellikle çevremizdeki kesintisiz, tutarlı değişimin bir ölçüsüdür.

Zaman kavramı apaçık ve sezgisel olsa da ( mesela olayların gözlerimizin önünden istikrarlı bir şekilde geçmesi; Ay’ın gezegenimiz etrafındaki yörüngesi gibi…) temel doğasını tanımlamak çok daha zordur.

Fizikçiler bile zamanın geçişinde gerçekte ne olduğundan emin değiller. Yine de birkaç hipotezleri var.

Zaman nasıl işliyor?

Yüzyıllar boyunca zaman sabit, bağımsız bir güç olarak kabul edildi, sanki Evren’in ilerleyişi tek bir saat tarafından yönetiliyormuş gibi.

Zamanın bu tanımı 1905 yılında Albert Einstein’ın özel görelilik teorisi ile değişti.

Zamanın geçişinin uzayla yakından bağlantılı olduğu zaten bilinirken, bu muazzam teori, uzay ve zamanı, içindeki nesnelerin göreceli hareketlerine veya çekim kuvvetlerine bağlı olarak değişen ölçümlere sahip tek bir alanda birleştiren ilk teoriydi.

Temelde bu, zamanın göreceli olduğu anlamına gelir.

Zaman gerçek midir?


Aynı hızda hareket eden iki kişi, mesafe ve zaman ölçümlerinin birbiriyle uyuştuğunu kabul edecektir. Ancak bir kişi hızını değiştirdiğinde, kendi hızı aynı kalsa bile diğerinin zaman ve mesafe ölçüsünün değiştiğini gözlemleyecektir.

Bir zaman perspektifine diğerinden daha fazla öncelik vermek için herhangi bir neden olmaksızın, bu, zamanın sabit bir evrensel birim olmadığı anlamına gelir. Nesneler daha hızlı ya da daha yavaş hareket ettikçe ya da daha fazla ya da daha az yerçekimine maruz kaldıkça değişen göreceli bir ölçümdür.

Yerçekimi uzayı ve zamanı büker: Yerçekimi ne kadar güçlü olursa, uzay-zamanı o kadar fazla büker ve zaman o kadar yavaşlar.

Bunun bir örneğini, Dünya’nın kütlesinin uzay-zamanı eğdiğini gösteren aşağıdaki resimde görebilirsiniz.

Zaman Nedir?
(NASA)

Bu senaryolar zamanın doğasını daha iyi anlamamıza yardımcı olsa da, hem ışık hızı hem de kara delik yolculuğu, zamanı tersine çevirmenin pratik yolları olarak kullanmamızı engelleyen kısıtlamalara sahiptir.

İkisini de evde denemeyin.

Neden bir gelecek ve bir geçmiş var?
Uzay-zaman modelleri, bir noktadan diğerine değişen zaman ve uzay ölçümlerini tanımlayabilir, ancak zamanın bir olaylar dizisine inatla bağlı kalması hakkında pek bir açıklama yapmazlar.

Bu zaman tanımları altında, Evrenimiz tek bir uzay-zaman bloğudur. Fizik yasalarına dair en iyi anlayışımızın uygulanamayacağı bir tür başlangıç – Büyük Patlama – vardır. Değişimin artık herhangi bir önemle ölçülmediği bir tür son vardır. Ancak hiçbir zaman dilimi fiziksel olarak ‘şimdi’ olarak öne çıkmaz.

Einstein bir keresinde şöyle yazmıştı: “Bizim gibi fiziğe inanan insanlar geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki ayrımın sadece inatla devam eden bir yanılsama olduğunu bilirler.”

Yine de kozmoloji dışındaki fizik alanlarında zamanın gizemine dair birkaç ipucu olabilir. Örneğin, 1870’lerde Avusturyalı fizikçi Ludwig Boltzmann, zaman ile Evren’de artan düzensizlik seviyesi arasında bir bağlantı olduğunu öne sürdü.

Termodinamiğin entropi ilkesini sadece bir yönde hareket eden zamana bağlayarak, zamanın okunun neden ileriyi gösterdiğine dair olası bir açıklamayı ima etti: belki de Evrenimiz düşük entropili, oldukça kompakt bir bebek Evren’den, geleceğe doğru sürüklenen oldukça düzensiz, geniş bir Evren’e doğru hareket ediyordur.

Zaman nasıl yavaşlatılır


Uzaya yolculuk yapmak ve Dünya’nın yerçekimi kuyusundan uzaklaşmak dışında, zamanı yavaşlatmanın bir yolu var – en azından kendi bakış açınıza göre. Bunun zamanın fiziği ve doğasıyla hiçbir ilgisi yoktur, ancak hayatın her birimize her şeyi ne kadar hızlı veya yavaş hissettirdiği ile ilgilidir.

Bazı araştırmacılar, kendinizi yeni deneyimlere veya ortamlara maruz bırakmanın aslında zamanın daha yavaş geçmesini sağlayabileceğini söylüyor. Bu, beynimizin algılaması ve işlemesi gereken bilgi miktarıyla ilgili olabilir – gençken ya da yeni bir şeyler öğrenirken dünya yavaşlıyor gibi görünür. Yaşlandıkça ve bir rutine girdikçe, günler ve yıllar hızlanıyor gibi görünür.

Bir uzay aracınız olmadığı sürece, bunların hiçbiri sizi daha yavaş yaşlandırmayacaktır (üzgünüm), ancak zamanın çoğumuzun düşündüğünden biraz daha esnek olduğunu bilmek, günlerin ne kadar hızlı geçtiğine dair algımızı biraz da olsa değiştirme yeteneğimiz olduğunu hatırlatabilir.

Kaynak: https://www.sciencealert.com/time

Bu yazı Astrafizik.com tarafından Türkçeye aktarılmış olup yazının aslı  sitesine aittir, orijinaline mümkün olduğunca sadık kalmak koşuluyla dilimize çevirilmis olsa da editoryal tarafından katkılarda bulunulmuştur. Bu sebeple Astrafizik.com içerik izinlerine tabidir. Astrafizik.com referans gösterilmek koşuluyla 3. tarafların kullanımına izin verilmiştir.


Astrafizik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir Cevap Yazın

Popüler

İlgili Yazılar

Yeni Bir Kuantum Durum Gözlemlendi

Deneysel fizikçiler, kristal bir malzemede "hibrit topoloji" adı verilen yeni bir kuantum durum gözlemlediler. Bu buluş, yeni nesil kuantum bilim ve mühendisliği için verimli...

Elektronlar 3 Boyutlu Kristalde Hapsedildi

3 Boyutlu Kristallere Elektronların HapsedilmesiElektronlar, iletken bir malzeme içinde Manhattan saatlerindeki yolcular gibi hareket eder. Yüklü parçacıklar birbirleriyle çarpışabilir ve itişebilir, ancak çoğunlukla, kendi...

Mikro Isı Motoru Araştırması Termodinamik Bulmacayı Çözdü

Mikro Isı Motoru AraştırmasıIsı motorları, ısıyı işe dönüştüren cihazlardır. Örneğin, bir pistonun belirli bir yönde hareket etmesini sağlarlar. Isı motorlarının verimliliği, ne kadar ısının...

Ultra Hızlı Elektron Kamerası ile Protonların Ayrışmasını Yakalamak

GirişProtonlar, atom çekirdeğinin temel bileşenleridir. Protonlar, bir molekülün yapısını ve özelliklerini belirleyen kimyasal bağların oluşumunda rol oynarlar. Protonlar, aynı zamanda moleküller arasında veya molekül...